Venedik kentinin ünlü San Marco Meydanı’ndaki en lüks kafe, asırlık Florian’dır.
Kanallar diyarına giden turistler için bu kafenin San Marco Bazilikası’na bakan açık bölümünde oturup hatıra fotoğrafı çektirmek bir olmazsa olmazdır.
Venedik Film Festivali’ni izlerken Lido Adası’ndan vaporetto ile San Marco’ya geçip Florian’da oturup bir içki içmek gerçekten bir keyiftir. Özellikle Japon turistlerin önce burada bir aperatif alıp sonra diğer köşedeki Cipriani adlı lüks lokantaya rezervasyon yaptırmaları turun bir parçasıdır.
Ünlü milli futbolcumuz, rahmetli Can Bartu, Venezia’da top koştururken her sabah Florian’da kahvaltısını yapar, sonra antrenmana giderdi.
Geçmişin yıldızları Doris Day, Ingrid Bergman, Anita Ekberg, Clark Gable ve John Wayne bu mekanın gediklileriydi.
Ama yeni nesil Hollywood oyuncuları, hayranlarının hücumuna uğramamak için San Marco Meydanı’na pek gidemiyorlar.
Örneğin Kevin Costner, bir söyleşimde, “Ben de San Marco Meydanı’na gidip Florian’da bir cappuccino içmek isterim. Ama bu imkansız gibi. Öncelikle diğer müşteriler rahatsız olur, ayrıca medyanın dikkatini çekerim.” diyerek bana rol aldığı Bodyguard filmini anımsatmıştı.
Gelelim asıl konuya: Florian’da genellikle kuartetler, sabit bir platformda klasik müzik çalarlar. Venedikli besteci Antonio Vivaldi’nin eserleri, meltem ahengiyle San Marco Meydanı’nda yankılanır. Yerli ve yabancı turistler “Dört Mevsim”i dinlerken büyük keyif alırlar.
Geçtiğimiz 15 Eylül’de iki İtalyan kadın turist, Florian’ın meydandaki bölümüne oturup iki aperatif ve iki tost yemişler. Gelen 72 avroluk hesabın içerisinde ayrıca 7 avroluk “ek müzik ücreti” varmış. Garsonu çağırmışlar.
Garson, Venedik şivesiyle, menünün altında “Ek müzik ücreti alınır.” ibaresini göstermiş.
İki turist hanım sadece tebessüm etmiş.
Ancak bunun Florian’da yeni başlayan bir uygulama olmadığını belirtmek gerekiyor. Tam tersine, bu kafenin müzik için ayrıca ücret alması uzun yıllardır uygulanıyor. İtalyan basınında 2007 yılında da Florian’da kişi başı müzik ücreti alındığına ilişkin haberler yer almış. Son yıllarda da benzer ücretlerin uygulandığı görülüyor.
Dolayısıyla sorun yeni bir uygulamadan çok, turizmde müziğin nasıl fiyatlandırılması gerektiği sorunudur.
Genelde canlı müzik yapan ve buna karşılık ekstra ücret istemeyen ülkeler arasında önde gelenlerdeniz. Geçenlerde bir arkadaşım Bulgaristan’ın sahil kenti Nessebar’daydı. Gece hayatı renkliymiş. Hemen hemen her barda ya da kafede canlı müzik varmış. Gözlemi şuymuş: 3 avroluk soda içen bile saatlerce oturup müzik dinliyormuş; 300 avroluk hesap veren de.
Bence turizm açısından üzerinde düşünülmesi gereken nokta tam da burada.
Canlı müzik, bir mekanın atmosferini zenginleştiren, müşterinin orada daha uzun süre kalmasını sağlayan ve şehrin kültürel kimliğine katkıda bulunan bir unsur. Bu nedenle müziğin bedelini her müşteriden ayrıca almak yerine, işletmenin genel fiyat politikasının içinde değerlendirmek daha doğru olabilir.
Ben açıkçası müziğin ayrıca ücretlendirilmesinden yana değilim.
Müziğin maliyeti, ürün ve hizmet fiyatlarının içine makul ölçülerde dağıtılabilir.
Turizmde önemli olan biraz da ulaşılabilirlik.
Bizim ülkemizde özellikle turistik bölgelerde güzel manzaraya sahip, canlı müzik yapan ve iyi yemek sunan mekanlara ulaşmak bazen yerli turist için de yabancı turist için de oldukça pahalı olabiliyor.
Oysa müzik, turizmin yükünü artıran değil, turizmi zenginleştiren bir unsur olarak değerlendirilmelidir.
Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki turizm merkezlerine baktığımızda bu konuda üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo görüyoruz. Nessebar, 2025 yılında yaklaşık 1,5 milyon turist ağırlayarak Bulgaristan’daki belediyeler arasında en yüksek turist sayısına ulaşmıştı.
Üstelik Bulgaristan’ın denizi Karadeniz. Turizm sezonu Akdeniz ülkelerine göre daha kısa. Buna rağmen ülke, Avrupa Birliği üyeliğinin de getirdiği ekonomik ve turizm altyapısındaki dönüşümle birlikte önemli bir turizm beldesi haline geldi.
Bizim ise Akdeniz’imiz var, Ege’miz var, Karadeniz’imiz var. İstanbul gibi dünya çapında bir kentimiz, Anadolu’nun binlerce yıllık mutfak kültürü ve son derece zengin bir müzik geleneğimiz var.
Üstelik bizim müziğimiz yalnızca tek bir türden ibaret değil. Türk sanat müziğinden Türk halk müziğine, klasik müzikten caz ve popa kadar çok geniş bir yelpazemiz bulunuyor.
Bir turistin İstanbul’da, İzmir’de, Antalya’da, Bodrum’da veya başka bir turizm merkezinde oturduğu mekanda güzel bir yemek yerken canlı müzik dinlemesi, o kentin ve ülkenin kültürünü deneyimlemesinin de bir parçasıdır.
Fakat müzik devreye girdiğinde mekanın fiyatları bir anda ulaşılmaz hale geliyorsa, burada bir sorun var demektir.
Turizm yalnızca yüksek gelir grubuna hitap eden bir sektör olmamalı.
Müzik de, iyi yemek de, güzel mekan da mümkün olduğunca ulaşılabilir olmalı.
Çünkü turizmde asıl kazanç, müşteriden bir kalemde daha fazla para almak değil; müşterinin kendisini iyi hissetmesini, daha uzun süre kalmasını ve bir sonraki gelişinde aynı yere yeniden gelmesini sağlamaktır.
Florian örneği bu nedenle yalnızca 7 avroluk bir “müzik ücreti” tartışması değildir.
Asıl tartışmamız gereken, turizmde müziğin bir ek masraf mı, yoksa müşteriye sunulan deneyimin doğal bir parçası mı olduğudur.
Bana göre müzik, fiyatın üzerine sonradan eklenen bir kalem olmaktan çok, mekanın sunduğu hizmetin içinde yer almalıdır.
Ve Türkiye, sahip olduğu müzik, mutfak, tarih ve coğrafya çeşitliliğiyle bunu çok daha iyi değerlendirebilecek ülkelerden biridir.
Bunca kültürel zenginliğin içinde müziği turizmin doğal bir parçası olarak değerlendirmek yerine adisyona ayrıca yazmak bana hâlâ garip geliyor; Florian’ın 7 avroluk müzik ücreti, Vivaldi’nin nağmelerinden çok daha fazla dikkat çekiyor.
| # | Наименование новости | Тональность | Информативность | Дата публикации |
|---|---|---|---|---|
| 1 | Kaffee-Preise in Europa: Wo eine Tasse Cappuccino zum Luxus wird - und wo sie günstig bleibt | 0 | 8.22 | 27-02-2026 |
| 2 | 'Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları' Salt Beyoğlu’nda | 0 | 5.41 | 17-09-2026 |
| 3 | Kahvaltı sofralarına enfes İtalyan dokunuşu: Kabaklı frittata tarifi | 0 | 8.21 | 30-07-2026 |
| 4 | Çıtır peynir ve patates şöleni: Az malzemeyle frico tarifi | 0 | 7.48 | 27-07-2026 |
| 5 | Zafir opens on the Costa del Sol | 0 | 6.69 | 15-07-2026 |
| 6 | One of Manchester’s best-loved coffee shops to open second café in historic building | 0 | 13.61 | 21-07-2026 |
| 7 | В итальянском ресторане Fiorentini пройдет грузинский бранч | 0 | 10 | 02-06-2026 |
| 8 | La renovada cafetería que quiere ser parada obligatoria en pleno centro histórico de Almería | 5 | 6 | 06-07-2026 |
| 9 | На веранде московского ресторана пройдет итальянский арт-бранч | 0 | 24.29 | 24-07-2026 |