Вход на сайт

Просмотр новости

Найдите то, что Вас интересует

İktidar fon krizini geçici sorun olarak değerlendirse de ekonomiye bedeli ağır olacak: Güven krizi tartışması

Дата публикации: 28-09-2026 01:00:00

Fon soruşturmasının ardından ekonomi yönetiminin “güvenilir ekonomi” mesajlarına karşın ekonomistler, sermaye piyasalarında güven kaybının büyüyebileceği ve krizin borsanın geneline yayılabileceği uyarısında bulundu.

Основное содержимое страницы с новостью.

Borsaya yönelik düzenlemeler ve ekonomi yönetiminin yerli ve yabancı yatırımcılara verdiği “güvenilir ekonomi” mesajları peş peşe gelirken ekonomi çevrelerinde yapılan yorumlar olumlu değil.

Sermaye piyasalarında oluşan güven kaybının ekonomiye ve yatırımlara etkisinin büyük olacağı belirtilirken tasarrufların finansal sistemden çekilerek döviz ve yastık altına yönelebileceği, şeffaflık ve denetim sorunlarının doğrudan yatırımları da olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Bazı ekonomistler ise mevcut ortamın uzun vadeli yatırımlardan çok “spekülatif rant sermayesinin” tercih ettiği koşulları yarattığı görüşünde.

Fon soruşturmasında son olarak 46 şirket, 18 fon ve 42 kişinin malvarlığının dondurulduğu açıklanırken Borsa İstanbul geçen haftayı yüzde 2.90 düşüşle kapattı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ABD’de yabancı yatırımcılara, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise Elazığ’da TÜRKONFED zirvesinde yerli yatırımcılara “Temellerimiz sağlam. Ekonomimizde problem yok” mesajları vererek ikna etmeye çalıştı. Yılmaz fon skandalından “Kısıtlı bir alandaki geçici bir sorun. Sermaye piyasası eskisinden daha güçlü olacak” diye bahsetse de ekonomistlerin uyarıları krizin sermaye piyasası ile sınırlı kalmayacağı yönünde yoğunlaşıyor.

Prof. Serap Durusoy, “Türkiye’de son yılların en önemli manipülasyonu ve sıra dışı bir olay yaşanıyor. Süreç kamuoyuna fon krizi olarak yansımakla birlikte aslında ekonomik, hukuki, politik, ahlaki ve bir güven sorunu ile karşı karşıyayız” dedi.

Olumlu siyasi refleks ile ortamın sakinleştirilmeye çalışılmasının çok ciddi ekonomik ve sosyal maliyet gerçeğini değiştirmeyeceğini belirten Durusoy, TCMB verilerine göre 18 Eylül  haftasında fonlarda 458 milyar lira düşüş; döviz mevduatlarında 3 milyar 30 milyon dolarlık artış, TL mevduatlarda 434.8 milyar liralık artışa dikkat çekti. Yastık altına yönelimin artacağını ve tasarruf sistemine daha az para gireceğini söyleyen Durusoy, “Asıl önemli olan insanları bu sisteme dahil olmaya zorlayan ekonomik koşulların iyileştirilmesine yönelik adımların atılması” dedi.

‘BULAŞMA RİSKİ VAR’ 

Prof. Murat Birdal da yabancı yatırımcıların hazirandan beri spekülatif işlemlere ilişkin yaptığı uyarılara dikkat çekerek “Şimdi bir temizlik yapıldığını görüyoruz ama bu zamana kadar SPK’nin izin vermiş olmasından kaynaklı verilmesi gereken çok hesap var” dedi. Krizin borsanın geneline yayılma riskine işaret eden Birdal, nakit ihtiyacı oluşan yatırımcıların ellerindeki sağlam hisseleri de satmak zorunda kalabileceğini belirtti.

Birdal, “Borsanın bütününü tehdit eden bir durum. Ziraat Yatırım müdahalesi var ama yatırımcı kendi haline bırakıldığında ayakta duramayacağını görüyor. Uluslararası yatırımcı istiyorsanız yapılan bu yanlışların da hesabını vermek zorundasınız ama bu çaba yok” dedi. Uzun vadeli doğrudan yatırımlar için de uzun zamandır siyasal ortam kaynaklı derin bir çekince olduğunu ekleyen Birdal, “Bu yatırımlar için eğitimden hukuka kadar, kısa vadede çözülemeyecek yapısal sorunlarımız ve belirsizlikler var” dedi.

‘RANTIN SEVDİĞİ KOŞULLAR’

Prof. Erinç Yeldan ise konuya sadece “Güven yoksa yatırım yok” şeklinde bakılamayacağını söyledi. Durumu “reel sektörün gerçeklerinden kopartılmış kumarhane kapitalizmi olarak işletilen denetim-dışı aşırı spekülasyon ve ‘ahlaki tehlike’ yani hukuksuzluk ve liyakatsizlik” olarak tarif eden Yeldan, “Tüm bunlar spekülatif rant sermayesinin en sevdiği koşullar.

Dolayısıyla ben sorunun özünde uluslararası yatırımcı güvensizliğinden ziyade, bir ucuz emek cenneti ve rant ekonomisine dönüştürülmüş olan ulusal ekonominin dengesizliklerinde yattığını düşünüyorum” dedi.

‘TASFİYE SÜRECİ GÜVEN VERMİYOR’

Ekonomist Güldem Atabay ise MASAK incelemesinin 2024 öncesine genişletilmemesine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu fon sahipleri, SPK, BDDK, Borsa İstanbul ve hatta yargı sisteminin bir kısmının işin içinde olabileceğini düşündürüyor. Dolayısıyla tasfiye süreci de bu skandalın en tepesine gidileceğine dair kamu görevlileri de güven vermiyor. Kamu kurumlarını ve kuvvetler ayrılığını bizzat zayıflatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yatırım çekmek için sarf ettiği sözler de sistem kaynaklı güven krizini aşmakta yetersiz. Ahbap-çavuş ilişkisine dayalı öngörülemeyen düzen değişmedikçe Türkiye’nin her alanda işi çok zor.”

Схожие новости

#Наименование новостиТональностьИнформативностьДата публикации
1Ekonomistler fonlarla risk alanın zararının kamu kaynaklarıyla kapatılmasına karşı01021-09-2026
2The Economist'ten Türkiye için uyarı: 'Gelişmekte olan piyasa' statüsü risk altında07.5125-09-2026
3Fon krizi büyüyor... Kerim Rota Cumhuriyet'e konuştu: 'Her şey göz göre geldi'07.1621-09-2026
4Mahfi Eğilmez döviz riskine dikkat çekti: Kur yükselirse ne olacak?07.3523-09-2026
5Borsada dalgalanma sonrası 'yaptırım' çıkışı: 'Milletin sermayesine göz dikenlere en ağır tedbir alınmalı'08.919-09-2026
6Yeni Şafak’tan Şimşek’e çok sert sözler: ‘Borsa vurgununun hesabı sorulmazsa…’08.0323-09-2026
7Motorin fiyatlarının zamlanması ekonomiyi nasıl etkiliyor? Uzmanlar tek tek açıkladı09.2322-09-2026
8Altında düşüş devam edecek mi? Uzmanların beklentisi belli oldu09.0324-09-2026
9Yalçın Karatepe'den fon skandalında çarpıcı değerlendirme: 'Şimdi kim kimi denetleyecek?'07.9425-09-2026
10TÜİK açıkladı: Tüketici güven endeksinde yükseliş09.1722-09-2026

Классификация: Экономика. Схожих патентов: 0. Схожих новостей: 10. Тональность: 0. Информативность: 8.44. Источник: www.cumhuriyet.com.tr.